Nakliyede Hasar Yönetimi ve Süreç Sonrası Kontrol

27.11.2025 - Perşembe 20:52

Bir nakliye süreci ne kadar iyi planlanırsa planlansın, bazen hasar kaçınılmaz olabilir. Önemli olan hasarın tamamen yokluğu değil, hasar oluştuğunda nasıl yönetildiğidir. Profesyonel nakliye firmaları için hasar yönetimi, operasyonun ayrılmaz parçasıdır ve doğru yönetildiğinde müşteri güvenini korur.

Hasar yönetimi taşınma öncesinde başlar. Eşyaların fotoğraflanması, envanter listesine işlenmesi ve kırılganların ayrıca raporlanması olası bir hasar incelemesinde referans oluşturur. Sigorta kapsamı da bu aşamada netleştirilmelidir. “Sigorta var” demek yetmez; hangi risklerin dahil olduğu, muafiyet oranı ve tazminat yöntemi yazılı olmalıdır.

Nakliye sırasında hasar fark edilirse yapılacak ilk şey tutanak tutmaktır. Tutanak hem müşteri hem ekip lideri tarafından imzalanmalı, hasarın ne olduğu açıkça tanımlanmalıdır. Fotoğraf çekimi, paketin ve eşyanın genel durumunu gösterecek şekilde yapılmalıdır. Tutanaksız teslim alınan hasarlar, çoğu sigorta sürecinde geçersiz sayılır. Bu nedenle müşterinin teslimatta kısa bir kontrol yapması önemlidir.

Süreç sonrası kontrol, kayıp veya eksik eşyayı fark etmek için kritik bir adımdır. Envanter listesiyle koliler tek tek karşılaştırılır. Eğer eksik varsa araç ve depo kayıtları hızla kontrol edilir. Profesyonel firmalarda araç içi yük yerleşim planı ve barkod sistemi olduğu için bu tür sorunlar hızlıca çözülür.

Hasar tazmini sürecinde şeffaf iletişim gerekir. Müşteri “ne zaman sonuç alacağım?” sorusuna net cevap bekler. Firma sigorta şirketiyle süreci başlatmalı, müşteriyi düzenli bilgilendirmelidir. Bazı durumlarda müşteri tazminat yerine tamir veya yenileme talep edebilir; bu seçeneklerin de baştan konuşulması güven yaratır.

Sonuç olarak hasar yönetimi, nakliyede “kötü giden bir şey”i “kontrollü çözülen bir şeye” dönüştürür. Doğru prosedür, doğru belge ve doğru iletişimle hasar yaşansa bile süreç memnuniyetle kapanabilir.

YORUM YAZ

Yorum Yazabilmek İçin Lütfen Giriş Yapın.