Adli Belge İncelemede Yazı Hızı ve Kalem Baskısı Analizi

26.01.2026 - Pazartesi 20:06

Bir belgenin sahteliğini kanıtlamak, kağıt üzerindeki mürekkep izlerinin ötesinde bir derinlik gerektirir. İnsan eli yazı yazarken veya imza atarken, beynin motor komutlarına bağlı olarak belirli bir hız ve basınç grafiği oluşturur. Bu grafik, kişinin karakteristiğini yansıtan en önemli biyometrik verilerden biridir. Profesyonel bir imza inceleme uzmanı, şüpheli belgeleri analiz ederken özellikle imzanın akış hızındaki değişimleri mercek altına alır. Taklit bir imzada, taklitçinin görsel benzerliği yakalama çabası nedeniyle yazı hızı doğal olarak düşer. Bu yavaşlama, imza içerisinde mikroskobik düzeyde "titreme" ve "tereddüt" izleri bırakır ki bu da sahteciliğin en somut kanıtlarından biridir.

Yazı analizinde ise kalemin kağıda uyguladığı dikey basınç, yani "kalem baskısı" büyük önem taşır. Bir grafoloji uzmanı, yazının kağıt liflerinde bıraktığı çöküntüleri inceleyerek, yazan kişinin kas gücü alışkanlıklarını tespit eder. Her bireyin harf geçişlerinde veya bastırma noktalarında kendine has bir ritmi vardır. Sahte bir belgede, bu basınç dengesi genellikle yapay ve tekdüzedir. İleri teknoloji ürünü olan elektrostatik görüntüleme cihazları (ESDA), kağıdın alt sayfalarına geçen bu baskı izlerini bile tespit ederek, belgenin orijinal olup olmadığını veya üzerinde bir kazıma işlemi yapılıp yapılmadığını net bir şekilde ortaya koyar.

Hukuki uyuşmazlıklarda bu tür teknik detayların raporlanması, adaletin tecellisinde kritik bir rol oynar. Özellikle yüksek meblağlı borç senetleri veya mülkiyet devri içeren sözleşmelerde, bilimsel verilere dayanmayan bir iddia kolayca çürütülebilir. Uzmanlar tarafından sunulan mütalaalar, mahkemelerin yanıltılmasını önleyerek hak sahiplerinin korunmasını sağlar. Belge incelemesinde profesyonel bir yaklaşım, sadece görsel bir karşılaştırma değil, fiziksel ve mekanik verilerin bir bütün olarak değerlendirilmesidir.

YORUM YAZ

Yorum Yazabilmek İçin Lütfen Giriş Yapın.